Masaj Tedavisi:
Dolaşımı canlandırmak için yapılan masaj mutlaka anatomi bilgisi olan deneyimli ellerle yapılmalıdır. Selülit masajı yüzeyde kalmalı ve acı vermemelidir. Selülit üzerinde etkili olabilecek iki tür masaj vardır. Bunlar dolaşım masajı veya yapılabilen lenfatik drenaj masajıdır. Dolaşım masajı derialtı kanı dolaşımını iyileştirir. Özellikle de kanın bacaklardan göğüse doğru gitmesini sağlar. Belirli noktalara parmakla bastırıldığında ve belirli lenfatik düğümler istikametinde hareket edildiği takdirde kullanılmış lenf atılıp yenilenir.
Yosun Tedavisi:
Yosunlar local bandajlar şeklinde uygulanabilir. Cilt su yosununun tüm aktif maddelerini bünyesine alır. Ayrıca yağ hücrelerini küçültücü etkisinden çok sık bahsedilen iyotu da içerir. İyot yağ hücrelerinin yağını elimine etmede katalizör görevi görür.
10 Ocak 2008 Perşembe
Selülit Hakkında Bilmek İstediklerimiz.
Selüliti kendimiz tespit edebilirmiyiz?
Evet, edebiliriz. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında cildin görünen en dış tabakası olan epiderm değişik bir görüntü alır. Bir çeşit girinti ve çıkıntı meydana gelir ki buna “portakal kabuğu manzarası” denmektedir.
Selülit kadınlarda hangi bölgeye yerleşir?
Uyluğun üst kısmında, dizini ve bileğin iç kısımlarında, kaba et ve baldırların arka kısımlarında, üst bacakta genelde süvari pantalonu şeklinde yerleşir.
Selülit ağrılımıdır?
Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti, selülitin sinir iplikçiklerinin üstüne yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılıdır.
Selülite ne tür bir gıda rejimi uygulanmalıdır?
Gıda rejimi su açısından zengin tuz açısından zayıf olmalıdır. Proteinden zengin bir diet önerilir. Proteinin ödemi önleyici ve iştahı kırıcı bir rolü vardır. Alkolden uzak durulmalıdır. Çünkü alkol kanda yağa dönüşür ve vücütta birikir.
Selülit varis oluşumunu etkilermi?
Evet, etkiler. Mezoterapi tedavisi sonucunda yağ hücrelerinin hacmi ufaldığından toplardamarlar üzerindeki basınç kalkar ve dolaşım rahatlar, normale döner. Selülitten dolayı varis oluşumu önlenmiş olur.Merkezimizde selülit tanı ve tedavisine yönelik deneyimli ekibimizle tüm yöntemler başarı ile uygulanabilmektedir.
Evet, edebiliriz. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında cildin görünen en dış tabakası olan epiderm değişik bir görüntü alır. Bir çeşit girinti ve çıkıntı meydana gelir ki buna “portakal kabuğu manzarası” denmektedir.
Selülit kadınlarda hangi bölgeye yerleşir?
Uyluğun üst kısmında, dizini ve bileğin iç kısımlarında, kaba et ve baldırların arka kısımlarında, üst bacakta genelde süvari pantalonu şeklinde yerleşir.
Selülit ağrılımıdır?
Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti, selülitin sinir iplikçiklerinin üstüne yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılıdır.
Selülite ne tür bir gıda rejimi uygulanmalıdır?
Gıda rejimi su açısından zengin tuz açısından zayıf olmalıdır. Proteinden zengin bir diet önerilir. Proteinin ödemi önleyici ve iştahı kırıcı bir rolü vardır. Alkolden uzak durulmalıdır. Çünkü alkol kanda yağa dönüşür ve vücütta birikir.
Selülit varis oluşumunu etkilermi?
Evet, etkiler. Mezoterapi tedavisi sonucunda yağ hücrelerinin hacmi ufaldığından toplardamarlar üzerindeki basınç kalkar ve dolaşım rahatlar, normale döner. Selülitten dolayı varis oluşumu önlenmiş olur.Merkezimizde selülit tanı ve tedavisine yönelik deneyimli ekibimizle tüm yöntemler başarı ile uygulanabilmektedir.
selilüt ve Lazer Epilasyon
Lazer epilasyonda lazer ışınının enerjisi spesifik olarak kılın büyümesini engellemektedir. Bu açıdan lazer cildin üst tabakasına nüfuz etmektedir ve enerjiyi kıla iletmektedir. Enerji kılın içindeki pigment olan melanin tarafından absorbe edilmektedir. Absorbe edilmiş ışın enerjisi ısıya dönüşmekte ve kıl folikülüne yayılmaktadır.
Tüm folikül bölgesi, kıl foliküllerinde 60 dereceye ulaşan ısı ile tahrip edilerek nekroze edilmektedir. Lazer sistemindeki entegre soğutma epidermisin sıcaktan zarar görmesini ve işlem sırasındaki acıyı engellemektedir. Tedaviden sonra cilt üzerinde hafif bir kızarıklık görülür ise de, bu kendiliğinden kısa bir sürede yok olmaktadır.
Tedavinin etkinliği aşağıdaki faktörler tarafından belirlenmektedir.
Cilt rengi
Kıl rengi
Kıl kalınlığı
Kılın ciltteki derinliği
Kılın kalınlığı 0.03 ile 1 mm arasında olabilmektedir. Koldaki kıllar daha ince ve açık renkli iken, bikini bölgesinde daha koyu ve kalın olmaktadır. Genellikle açık renkli kıllar tedaviye daha dayanıklıdır. Bu durumlarda epilasyon için daha çok enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır.
Kılın optimum düzeyde lazer yardımı ile ortadan kaldırılması için, genellikle 3-6 seans uygulamaya ihtiyaç vardır. Yukarıda belirtilen faktörlere (Cilt ve kıl rengi, kıl kalınlığı ve derinliği) ilave olarak daha fazla tedavi seansı için muhtelif sebepler bulunmaktadır: Kıllar sürekli değişik büyüme evrelerinde seyretmektedir. Sadece aktif büyüme evresindeki (anajen fazdaki) kıllar düzenli aralıklardaki lazer uygulaması yardımı ile kalıcı olarak yok edilebilmektedir.
Tüm folikül bölgesi, kıl foliküllerinde 60 dereceye ulaşan ısı ile tahrip edilerek nekroze edilmektedir. Lazer sistemindeki entegre soğutma epidermisin sıcaktan zarar görmesini ve işlem sırasındaki acıyı engellemektedir. Tedaviden sonra cilt üzerinde hafif bir kızarıklık görülür ise de, bu kendiliğinden kısa bir sürede yok olmaktadır.
Tedavinin etkinliği aşağıdaki faktörler tarafından belirlenmektedir.
Cilt rengi
Kıl rengi
Kıl kalınlığı
Kılın ciltteki derinliği
Kılın kalınlığı 0.03 ile 1 mm arasında olabilmektedir. Koldaki kıllar daha ince ve açık renkli iken, bikini bölgesinde daha koyu ve kalın olmaktadır. Genellikle açık renkli kıllar tedaviye daha dayanıklıdır. Bu durumlarda epilasyon için daha çok enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır.
Kılın optimum düzeyde lazer yardımı ile ortadan kaldırılması için, genellikle 3-6 seans uygulamaya ihtiyaç vardır. Yukarıda belirtilen faktörlere (Cilt ve kıl rengi, kıl kalınlığı ve derinliği) ilave olarak daha fazla tedavi seansı için muhtelif sebepler bulunmaktadır: Kıllar sürekli değişik büyüme evrelerinde seyretmektedir. Sadece aktif büyüme evresindeki (anajen fazdaki) kıllar düzenli aralıklardaki lazer uygulaması yardımı ile kalıcı olarak yok edilebilmektedir.
Selülit Tedavisinde Kullanılan Yeni Cihazlar
Yıllar boyunca selülit birçok farklı yöntemle tedavi edilmeye çalışılmış, ama bu tedavilerden birçoğundan tatmin edici sonuçlar alınamamıştır. Günümüzde ise AWT CelluActor ve D-actor ile önemli bir yeni buluşun temsilcisi konumundadır. AWT terapisinde kullanılan iki farklı cihaz bulunmaktadır.
RSWT
Radyal Şok Dalgası Terapisi
Radyal başlıkta, AWT şok dalgasının üretilmesi için cihazın içindeki bir hava bölmesinin iç kısmına yerleştirilmiş olan bir paletten faydalanılmaktadır. Bu palet tarafından kısa süreli ve güçlü bir vibratör hissi veren şok dalgaları üretilmektedir. Bu şok dalgası septayı ikiye ayırmakta ve dermal kollajeni arttırmaktadır. Radyal başlık aynı zamanda acının kontrol edilmesinde de kullanılmaktadır. Bu başlık sinir hücrelerini uyarmakta ve tedavi bölgesindeki kan akışını arttırmaktadır. Bu tedavinin daha rahat yapılmasını mümkün kılmaktadır. Ayrıca bu radyal başlık, egzersize gerek kalmaksızın yüksek frekanslarda kas tonusunu da arttırmaktadır.
Planar başlıkta ise AWT terapisini oluşturan bir elektrik mıknatısından faydalanılmaktadır. Bu, çok kısa süreli ve yüksek enerjili bir şok dalgası meydana getirmektedir (bu dalganın süresi nano-saniyelerle ölçülmektedir). Bu yüksek enerjili şok dalgasının hastaya çok kısa bir süre ile uygulanması nedeniyle terapi hemen hemen ağrısızdır. Bu yüksek enerji ile fibröz septalar birbirinden ayrılmaktadır. Ayrıca alt dermis içindeki kollajen de uyarılmakta ve böylece yağ tümsekleri azaltılmaktadır. Enerjinin bir kısmı tedavi uygulanan alanın yakınındaki yağ hücrelerine dağılmaktadır. Enerjinin bu şekilde dağılması ile yağ hücreleri sahip oldukları içeriğin bir kısmının erimesi nedeniyle incelmektedir. Bilim, şu anda, yağların hücreler içinde depolanmasından önce vücut tarafından yakılmasına yardımcı olacak yeni yollar geliştirmektedir. Ayrıca her iki cihazın birlikte ve diğer tekniklerle beraber kullanılmasının getireceği faydalar üzerindeki araştırmalar da tarafımızdan sürdürülmektedir.
Selülit Tedavisinde Akustik Dalga Terapisinin (AWT) kullanımına ilişkin daha çok bilgi için buraya tıklayın.
RSWT
Radyal Şok Dalgası Terapisi
Radyal başlıkta, AWT şok dalgasının üretilmesi için cihazın içindeki bir hava bölmesinin iç kısmına yerleştirilmiş olan bir paletten faydalanılmaktadır. Bu palet tarafından kısa süreli ve güçlü bir vibratör hissi veren şok dalgaları üretilmektedir. Bu şok dalgası septayı ikiye ayırmakta ve dermal kollajeni arttırmaktadır. Radyal başlık aynı zamanda acının kontrol edilmesinde de kullanılmaktadır. Bu başlık sinir hücrelerini uyarmakta ve tedavi bölgesindeki kan akışını arttırmaktadır. Bu tedavinin daha rahat yapılmasını mümkün kılmaktadır. Ayrıca bu radyal başlık, egzersize gerek kalmaksızın yüksek frekanslarda kas tonusunu da arttırmaktadır.
Planar başlıkta ise AWT terapisini oluşturan bir elektrik mıknatısından faydalanılmaktadır. Bu, çok kısa süreli ve yüksek enerjili bir şok dalgası meydana getirmektedir (bu dalganın süresi nano-saniyelerle ölçülmektedir). Bu yüksek enerjili şok dalgasının hastaya çok kısa bir süre ile uygulanması nedeniyle terapi hemen hemen ağrısızdır. Bu yüksek enerji ile fibröz septalar birbirinden ayrılmaktadır. Ayrıca alt dermis içindeki kollajen de uyarılmakta ve böylece yağ tümsekleri azaltılmaktadır. Enerjinin bir kısmı tedavi uygulanan alanın yakınındaki yağ hücrelerine dağılmaktadır. Enerjinin bu şekilde dağılması ile yağ hücreleri sahip oldukları içeriğin bir kısmının erimesi nedeniyle incelmektedir. Bilim, şu anda, yağların hücreler içinde depolanmasından önce vücut tarafından yakılmasına yardımcı olacak yeni yollar geliştirmektedir. Ayrıca her iki cihazın birlikte ve diğer tekniklerle beraber kullanılmasının getireceği faydalar üzerindeki araştırmalar da tarafımızdan sürdürülmektedir.
Selülit Tedavisinde Akustik Dalga Terapisinin (AWT) kullanımına ilişkin daha çok bilgi için buraya tıklayın.
Selülit İçin Akustik Dalga Terapisi
Selülit İçin Akustik Dalga Terapisi
Akustik Dalga Terapisi (AWT) selülit için yeni bir yaklaşım getirmektedir. AWT’de, selülitin başlıca iki nedeni olan fibröz septa ve yağların alt dermis içinde oluşturduğu çıkıntılar üzerinde etki gösteren şok dalgaları kullanılmaktadır. AWT tedavisi ile üretilen şok dalgaları deriden ve yağlardan geçerek fibröz septa üzerinde etkide bulunmaktadır. Bu şok dalgası septayı kollajenden ayırarak deriyi serbest bırakmakta ve bu sayede daha düzgün bir yüzey sağlanmaktadır.
Derinin Kıvrılmış Görünümü
AWT aynı zamanda dermisin kalınlaşmasına ve yağ tümseklerinin azalmasına da yardımcı olmaktadır. Ultrason görüntüleri tedaviden sonra cildin yeni kollajen oluşumu ile kalınlaştığını doğrulamaktadır.
Tedaviden önce çekilmiş deri ultrason ekoları
Tedaviden sonra derinin kalınlaştığını gösteren ultrason ekoları
Dermisin kalınlaşması cilt içine doğru çıkıntı oluşturan yağ tabakalarını azalmasına yardımcı olmakta ve ayrıca selülitli görünümü de azaltmaktadır. Selülite yol açan başlıca nedenlerin ikisi üzerinde de etkili olan AWT selülitli görünümün iyileştirilmesinde eşsiz bir terapidir.
Akustik Dalga Terapisi (AWT) selülit için yeni bir yaklaşım getirmektedir. AWT’de, selülitin başlıca iki nedeni olan fibröz septa ve yağların alt dermis içinde oluşturduğu çıkıntılar üzerinde etki gösteren şok dalgaları kullanılmaktadır. AWT tedavisi ile üretilen şok dalgaları deriden ve yağlardan geçerek fibröz septa üzerinde etkide bulunmaktadır. Bu şok dalgası septayı kollajenden ayırarak deriyi serbest bırakmakta ve bu sayede daha düzgün bir yüzey sağlanmaktadır.
Derinin Kıvrılmış Görünümü
AWT aynı zamanda dermisin kalınlaşmasına ve yağ tümseklerinin azalmasına da yardımcı olmaktadır. Ultrason görüntüleri tedaviden sonra cildin yeni kollajen oluşumu ile kalınlaştığını doğrulamaktadır.
Tedaviden önce çekilmiş deri ultrason ekoları
Tedaviden sonra derinin kalınlaştığını gösteren ultrason ekoları
Dermisin kalınlaşması cilt içine doğru çıkıntı oluşturan yağ tabakalarını azalmasına yardımcı olmakta ve ayrıca selülitli görünümü de azaltmaktadır. Selülite yol açan başlıca nedenlerin ikisi üzerinde de etkili olan AWT selülitli görünümün iyileştirilmesinde eşsiz bir terapidir.
Selülitin Nedenleri Nelerdir?2
Yakın bir zaman öncesine kadar selülitin nedenini bulmak için yapılmış olan çok az sayıda araştırma vardır. Bunun sonucunda ise birçok varsayım ortaya atılmış olsa da pek az soruya yanıt bulunabilmiştir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar selülitin başlıca iki nedeni olduğunu ortaya çıkarmıştır. Birincisi yağı oluşturan bağ dokusunun destek sisteminin sertleşmesidir. Bu kısımlara bağ dokusu bölmeleri (fibröz septa) denilmektedir. Bunlar kollajen yapısındadır.
Zamanla bu bölmeler sertleşmekte ve kısalmaktadır. Bu kısalma, selüliti karakterize eden çukurumsu görünümün büyük bir bölümünde etkendir. Ayrıca, bu büzülüp kısalmadan dolayı kan damarları ve lenf dolaşım sistemi de bloke olmakta ve kan damarlarının bu biçimde engellenmesi fibröz septaları daha da sertleştirmektedir. Lenf sisteminin bloke olması ise kalın, kaba ve düzensiz bir deri görünümüne neden olmaktadır.
Selülitin başlıca nedenlerinden ikincisi ise yağ hücrelerinin “retiküler dermis” olarak bilinen derinin alt kısmı içinde çıkıntı oluşturmasıdır. Bu çıkıntılar ise çukurlaşmayı arttırarak görünümü daha da kötüleştirmektedir.
Selülit tedavilerinde gerçekten iyi sonuçlara ulaşılabilmesi için bu sorunların ikisinin de masaya yatırılması gereklidir. Son döneme kadar uygulanan tedavilerde bu sorunlardan herhangi birine ilişkin etkili bir yöntem mevcut olmadığı gibi ikisine birden yönelen tedaviler ise çok daha az sayıda ve verimsiz olmuştur. AWT bu sorunların her ikisini birden ele alacak ve bunu en az acı ve yan etki ile yapacak bir tedavi sağlanmasında Türkiye’deki ilk uygulamadır: Bu uygulamanın adı Akustik Dalga Terapisi(AWT)’dir.
Zamanla bu bölmeler sertleşmekte ve kısalmaktadır. Bu kısalma, selüliti karakterize eden çukurumsu görünümün büyük bir bölümünde etkendir. Ayrıca, bu büzülüp kısalmadan dolayı kan damarları ve lenf dolaşım sistemi de bloke olmakta ve kan damarlarının bu biçimde engellenmesi fibröz septaları daha da sertleştirmektedir. Lenf sisteminin bloke olması ise kalın, kaba ve düzensiz bir deri görünümüne neden olmaktadır.
Selülitin başlıca nedenlerinden ikincisi ise yağ hücrelerinin “retiküler dermis” olarak bilinen derinin alt kısmı içinde çıkıntı oluşturmasıdır. Bu çıkıntılar ise çukurlaşmayı arttırarak görünümü daha da kötüleştirmektedir.
Selülit tedavilerinde gerçekten iyi sonuçlara ulaşılabilmesi için bu sorunların ikisinin de masaya yatırılması gereklidir. Son döneme kadar uygulanan tedavilerde bu sorunlardan herhangi birine ilişkin etkili bir yöntem mevcut olmadığı gibi ikisine birden yönelen tedaviler ise çok daha az sayıda ve verimsiz olmuştur. AWT bu sorunların her ikisini birden ele alacak ve bunu en az acı ve yan etki ile yapacak bir tedavi sağlanmasında Türkiye’deki ilk uygulamadır: Bu uygulamanın adı Akustik Dalga Terapisi(AWT)’dir.
Selülit Nedir?2
Selülit cilt dokusunda meydana gelen ve cilde bir “portakal kabuğu” görünümü veren değişimlerdir. Selülit kadınlarda çok daha yaygın görülmektedir. Araştırmalar, kadınların %85-98’inde belli bir ölçüde selülit olduğunu göstermektedir. Yağlar erkekler ve kadınlarda farklı biçimlerde oluşmaktadır. Erkeklerde yağları oluşturan ve destekleyen bağ dokusu iplikleri temel olarak deriye paralel bir biçimde uzanmaktadır. Bundan dolayı erkeklerde deri altında biriken yağ tabakaları en düşük seviyede çökmeye maruz kalmakta ve böylece de erkekler daha düzgün bir cilde sahip olmaktadır. Ama ne var ki kadınlardaki yağ tabakası deriye dik olarak oluşmakta ve bunun bir sonucu olarak da, bağ dokusunun destek yapısı, deriyi aşağıya çekmekte ve pürüzlü bir yüzey meydana gelmektedir.
Selülit kadınlarda yaşanan normal bir süreçtir ve bu nedenle bilim uzun yıllar boyunca selülit tedavisi ile ilgilenmemiştir. Selülitin nedenini belirleme için yapılan araştırmaların tümü sadece son birkaç yıl içinde gerçekleştirilmiştir. Selülitin etkili tedavi yöntemleri ise daha da yeni gelişmelerdir. Selülit yüzeyel yağ tabakaları arasında oluşmaktadır. Vücuttaki tüm yağ katmanları içinde yalnızca bu yüzeyel tabaka selülitten etkilenir. Yüzeyel tabaka kilo kaybından etkilenen en son tabakadır. Bu nedenle egzersiz ve kilo verme selüliti ortadan kaldırmamaktadır. Düzenli olarak egzersiz yapan ve düşük yağlı beslenme diyetleri uygulayan kadınlarda bile hala selülit görülebilmektedir. Bu durum, selülitin kontrol altına alınmasını ve selülit tedavisini tümüyle farklı bir sorun haline getirmektedir.
Selülit kadınlarda yaşanan normal bir süreçtir ve bu nedenle bilim uzun yıllar boyunca selülit tedavisi ile ilgilenmemiştir. Selülitin nedenini belirleme için yapılan araştırmaların tümü sadece son birkaç yıl içinde gerçekleştirilmiştir. Selülitin etkili tedavi yöntemleri ise daha da yeni gelişmelerdir. Selülit yüzeyel yağ tabakaları arasında oluşmaktadır. Vücuttaki tüm yağ katmanları içinde yalnızca bu yüzeyel tabaka selülitten etkilenir. Yüzeyel tabaka kilo kaybından etkilenen en son tabakadır. Bu nedenle egzersiz ve kilo verme selüliti ortadan kaldırmamaktadır. Düzenli olarak egzersiz yapan ve düşük yağlı beslenme diyetleri uygulayan kadınlarda bile hala selülit görülebilmektedir. Bu durum, selülitin kontrol altına alınmasını ve selülit tedavisini tümüyle farklı bir sorun haline getirmektedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)